ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZALARINDA FAİLİN KUSURUNUN BELİRLENMESİ: TRAFİK KAZALARINDA BİLİNÇLİ TAKSİR KABUL EDİLEN KURAL İHLALLERİ

ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZALARINDA KUSUR: BİLİNÇLİ TAKSİR

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 22. maddesinde bilinçli taksir tanımına yer verilmiş olmakla birlikte, uygulamada sınırlayıcı bir etki oluşturmaması amacıyla hangi kural ihlallerinin bilinçli taksir kapsamında kaldığı tek tek sayılmamıştır. Bu husus uygulamaya bırakılmış olup, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ile bilinçli taksir kapsamında kabul edilen kural ihlalleri belirlenmiştir. Bu çalışmada, Yargıtay 12. Ceza Dairesi ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun süregelen yerleşik içtihatları çerçevesinde, trafik kazaları bakımından hangi kural ihlallerinin bilinçli taksir kapsamında değerlendirildiği hususunda açıklamalarda bulunulacaktır. Ancak bu değerlendirmelere geçmeden önce, bilinçli taksir kavramının izah edilmesi gerekmektedir. Taksir ile bilinçli taksir arasındaki farkın ortaya konulması, bilinçli taksir kurumunun neden bu denli önemli olduğunu da açıklığa kavuşturacaktır. Konunun teknik detaylarına girerek karmaşıklık yaratmadan ifade etmek gerekirse; Türk Ceza Kanunu’nun 85. maddesinde düzenlenen taksirle öldürme suçunun cezası iki yıldan altı yıla kadar hapis cezasıdır. Ancak bu suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılmaktadır. Dolayısıyla bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması halinde cezanın hem alt hem de üst sınırı artmaktadır. Bu aşamada yapılan bu kısa açıklamanın, hukukçu olmayan kişiler açısından konunun anlaşılması bakımından yeterli olacağı kanaatindeyiz.

Bilinçli Taksir Kabul Edilen Kural İhlalleri

Alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanmak: Trafik kazalarında bilinçli taksir kapsamında değerlendirilen kural ihlallerinin başında, alkollü şekilde araç kullanılması gelmektedir. Alkolün etkisi altında olması nedeniyle güvenli sürüş yeteneği zayıflayan failin, bu halde araç kullanırken kusurlu davranışıyla yaralamalı veya ölümlü bir trafik kazasına sebebiyet vermesi durumunda, hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerekir. Sürücünün almış olduğu alkolün, kaza anı itibarıyla güvenli sürüş yeteneği üzerindeki etkisinin tespiti tıbbi incelemeyi gerektirmektedir. Adli Tıp Kurumu’nun bilimsel kabullerine göre, sürücünün kaza anında tespit edilen alkol miktarının 1,00 promilin üzerinde olması halinde, taksirli hareketin bilinçli taksir düzeyine ulaştığı kabul edilmektedir. Yine bu bilimsel kabuller ve bunlara dayalı olarak oluşan yüksek mahkeme içtihatlarına göre, 1,00 promilin üzerindeki alkol miktarı sürücünün güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldırmaktadır. Bununla birlikte, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanabilmesi için failin kazaya kusurlu hareketiyle sebebiyet vermiş olması ve aynı zamanda alkolün kazaya etkisinin bulunması gerekmektedir. Bu nedenle her somut olay, kendi özellikleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi altında araç kullanmak: Alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanan sürücülerin kaza yapma ihtimalinin diğer sürücülere kıyasla daha yüksek olduğu tartışmasızdır. Uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin etkisi altında araç kullanan bir sürücünün güvenli sürüş yeteneği bulunmadığından, bu şekilde trafikte seyir halinde iken yaralanmalı veya ölümlü bir trafik kazasına sebebiyet vermesi halinde, hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerekir. Nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin konuya ilişkin bir kararında; kazadan yaklaşık dört saat sonra alınan kan örneğinde esrar maddesinin etken unsuru olan THC’nin yüksek miktarda tespit edildiği, sanığın da beyanında kazadan önce uyuşturucu madde kullandığını ifade ettiği olayda, sanığın uyuşturucu madde etkisi altında araç sevk ve idare ettiği kabul edilerek bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine hükmedilmiştir. 

Kırmızı ışıklı trafik işaretlerine uymamak: Kırmızı ışıklı trafik işaretlerine uyulmaması, trafik kazalarının başlıca nedenlerinden biridir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84. maddesinde “kırmızı ışıklı trafik işaretlerinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçmek” asli kusurlu haller arasında sayılmıştır. Bu kapsamda, ışıklı kavşaklarda kırmızı ışık ihlali yaparak kazaya sebebiyet veren sürücünün, ya da kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen hareketine devam ederek yeşil ışıkta geçen yayaya çarpan araç sürücüsünün, yalnızca kusurlu değil aynı zamanda bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilmektedir.

Bilinçli taksir kapsamında değerlendirilen diğer kural ihlalleri: Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin yerleşik içtihatları doğrultusunda, trafik kazalarında hangi kural ihlallerinin bilinçli taksir kapsamında değerlendirildiğine ilişkin örnekler vermek mümkündür. Bu kapsamda, sollama yasağının trafik işaret ve levhaları ile açıkça belirlendiği yollarda hatalı sollama yapılması, Yargıtay uygulamalarında bilinçli taksir olarak kabul edilmektedir. Nitekim, sollama yasağını gösteren devamlı yol çizgisi ve buna ilişkin trafik işaret levhasının bulunduğu bir yol kesiminde yapılan hatalı sollama neticesinde meydana gelen yaralamalı veya ölümlü trafik kazalarında, bilinçli taksir koşullarının oluştuğu kabul edilmektedir. Benzer şekilde, yolda çalışma bulunduğunu gösteren levhalara ve araçların sollama yapmamaları amacıyla konulan trafik düzenlemelerine rağmen, yol yapım çalışması nedeniyle gidiş-gelişin aynı şeritten sağlandığı ve sollamanın yasak olduğu yol kesiminde hatalı sollama yapılması da bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmektedir. Öte yandan, yalnızca şerit ihlalinin bulunması tek başına bilinçli taksir olarak kabul edilmemektedir. Şerit ihlalinin değerlendirilmesinde olay yerinin özellikleri, yolun virajlı veya eğimli olup olmadığı ve en önemlisi ihlalin gerçekleştiği noktada sollama yasağının bulunup bulunmadığı gibi hususlar bir bütün olarak dikkate alınmalıdır. 

U dönüşü yasağı bulunan yerlerde, bu yasağa rağmen U dönüşü yapılması ve bu esnada ölümlü veya yaralamalı trafik kazasının meydana gelmesi halinde de bilinçli taksir koşullarının oluştuğu kabul edilmektedir. Nitekim Yargıtay, yol ortasında yan yana devamlı iki çizgi bulunmasına rağmen karşı yönde bulunan hastane önüne geçmek amacıyla U dönüşü yapmaya çalışan sürücünün, bu sırada karşı yönden gelen araçla çarpıştığı olayda bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine hükmetmiştir. 

Yine tek yönlü yollarda ters yönde seyretmek, “girilmez” levhası bulunan yollara giriş yapmak veya geçme yasağını ifade eden devamlı çizgilerin bulunduğu iki yönlü yollarda karşı şeride geçerek ters istikamette seyretmek suretiyle kazaya sebebiyet verilmesi halleri de Yargıtay tarafından bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmektedir. Bunun yanı sıra, trafiğe kapalı olduğu bilinen bir yolda seyretmek ya da araç giremez levhası bulunan bir sokağa giriş yapmak da bilinçli taksir olarak kabul edilmektedir. Keza, manevra amacıyla makul mesafe dışında ve tedbirsiz şekilde geri geri ilerlenmesi de bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmektedir. Yargıtay uygulamalarında ayrıca, tramvay geçişlerine tahsis edilmiş ve araç trafiğine kapalı olan yollarda seyredilmesi ile araç kapısının açık şekilde seyredilmesi gibi hallerde meydana gelen kazalarda da bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. Özellikle toplu taşıma araçlarında kapı açık şekilde seyir halinde olunması, sürüş güvenliğini ortadan kaldıran ağır bir ihlal olarak değerlendirilmektedir. 

Bunun yanında, trafik kazalarının önemli bir kısmının hız ihlalinden kaynaklandığı dikkate alındığında; Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin yerleşik kabullerine göre, kaza anında yasal hız sınırının en az iki katı veya üzerinde hızla seyredildiğinin tespit edilmesi halinde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu kabul edilmektedir. Yine yoğun trafik içerisinde “makas atmak” suretiyle araç kullanılması da bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmektedir. Ayrıca, sürücünün sevk ve idaresindeki araçla seyir halinde iken cep telefonu kullanarak sürekli internetle meşgul olması veya telefonla konuşması nedeniyle güvenli sürüş yeteneğini kaybetmesi durumunda meydana gelen kazalarda da bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. 

Son olarak belirtmek gerekir ki, yukarıda örnekleme yoluyla açıklanan haller dışında da, somut olayın özelliklerine göre Yargıtay tarafından bilinçli taksir kapsamında değerlendirilen başka ihlal türleri de bulunmaktadır.

KAMUOYUNA DUYURU

Son günlerde Av. Mehmet Can BİLGİN ismi ve MCB Bilgin Avukatlık ve Danışmanlık Bürosu unvanı kullanılarak bazı vatandaşlara kısa mesaj (SMS) gönderildiği; mesaj içeriklerinde haklarında “uzlaştırma dosyası”, borç veya ödeme talebi bulunduğu belirtilerek iletişime geçmelerinin istendiği yönünde tarafımıza bildirimler ulaşmıştır. Belirtilen mesajların büromuzla herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Büromuz tarafından SMS yoluyla uzlaştırma dosyası bildirimi yapılmamakta, bu yöntemle borç, icra dosyası veya ödeme talebi iletilmemektedir. Bu nedenle, Av. Mehmet Can Bilgin ismi veya MCB Bilgin Avukatlık ve Danışmanlık Bürosu unvanı kullanılarak gönderilen bu içerikteki mesajlara itibar edilmemesi, herhangi bir ödeme yapılmaması ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması önemle rica olunur. Bu dolandırıcılık girişimleri hakkında sorumlulara yönelik gerekli hukuki ve cezai işlemler başlatılmış olup süreç tarafımızca takip edilmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

MCB Bilgin Avukatlık ve Danışmanlık Bürosu
Av. Mehmet Can Bilgin

Bu kapanacak 50 saniye