ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZALARINDA FAİLİN KUSURUNUN BELİRLENMESİ: TRAFİK KAZALARINDA ASLİ KUSUR SAYILAN KURAL İHLALLERİ

A. TRAFİK KAZALARINDA FAİLİN KUSURUNUN BELİRLENMESİ

Toplumsal düzenin sağlanması ve trafik düzeninin sürekliliğinin temini amacıyla, karayolu trafiğini kullanan sürücüler ile yayaların dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun davranma yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu yükümlülüklerden birinin veya birkaçının ihlali hâlinde, sürücü ya da yayanın kusurlu davranışının bulunduğundan söz edilir. Zira karayolu trafiğini kullanan hem sürücülerin hem de yayaların, trafik düzeni ve güvenliğinin sağlanması bakımından dikkatli ve özenli davranmaları bir zorunluluk arz etmektedir.

Taksirli suçlarda kusurun belirlenmesi sırasında, olayın teknik açıdan değerlendirilmesini gerektiren ve çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hususlarda bilirkişi görüşüne başvurulması önem arz etmektedir. Trafik kazalarında genel itibarıyla bilirkişi olarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daireleri, teknik üniversitelerin trafik ihtisas kürsülerinde görev yapan akademisyenlerden oluşan bilirkişi heyetleri ile Karayolları Fen Heyetlerinin görüşlerinden yararlanılmaktadır. Bilirkişilerden rapor istenirken; sürücüler ile yayaların hangi hareketleriyle hangi trafik kurallarını ihlal ettikleri ve ihlal edilen kuralların nelerden ibaret olduğu hususunda ayrıntılı ve açıklayıcı tespitlere raporda yer verilmesi talep edilmelidir. Bilirkişiler tarafından yapılan teknik tespit ve değerlendirmeler yol gösterici nitelikte olup, kusurun bulunup bulunmadığına ilişkin nihai değerlendirme hâkim tarafından yapılacaktır. Nitekim bilirkişilerin kusura ilişkin değerlendirme ve görüşleri mahkeme hakimi bakımından bağlayıcı nitelik taşımamaktadır.

B. TRAFİK KAZALARINDA ASLİ KUSUR SAYILAN KURAL İHLALLERİ

Asli kusur; toplum içinde yaşayan ve uyması zorunlu davranış kurallarına riayet etmekle yükümlü olan, aynı durumdaki makul ve aklıselim her bir bireyin kendisinden beklenen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi hâlidir. Asli kusur durumunda, ortalama bir bireyden beklenen dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali söz konusu olmaktadır. Trafikte herkesin uyması zorunlu olan davranış kurallarının ihlal edildiği hallerde asli kusurun varlığından söz etmek mümkündür. Nitekim 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84. maddesinde asli kusur olarak kabul edilen kural ihlalleri sayılmıştır. Anılan maddede düzenlenen kural ihlallerinden birinin ihlali sonucunda ölümlü veya yaralamalı bir trafik kazasına sebebiyet verilmesi hâlinde, failin asli kusurlu olduğu kabul edilmelidir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84. maddesine göre aşağıda sayılan kural ihlallerini gerçekleştiren sürücüler asli kusurlu sayılırlar: 1. Kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme 2. Taşıt giremez trafik işareti bulunan karayoluna veya bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit, rampa ve bağlantı yollarına girme 2. İkiden fazla şeritli taşıt yollarında, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne girme 3. Arkadan çarpma 4. Geçme yasağı olan yerlerde geçme 5. Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma 6. Şeride tecavüz etme 7. Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama 8.  Kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymama 9. Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama, 10. Yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde, zorunlu haller dışında park etme veya duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almama 11. Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma, Bu hallerin gerçekleşmesi durumunda, kazaya sebebiyet veren sürücünün asli kusurlu olduğu kabul edilir.

Tüm bu açıklamaların dışında, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıyla asli kusur olarak kabul edilen bazı kural ihlalleri de bulunmaktadır. Buna göre; alkollü şekilde araç kullanmak, araç kullanırken aynı anda cep telefonu ile meşgul olmak, araç kullanımı sırasında yere düşen bir eşya veya cismi bulunduğu yerden almaya çalışmak, belirli bir hız sınırı bulunan yollarda hız limitinin yaklaşık iki katı veya daha fazla hızla seyretmek, sevk ve idaresindeki araç ile örneğin 30–40 metre gibi azımsanmayacak bir mesafede geri gelmek suretiyle kazaya sebebiyet vermek gibi davranışlar da Yargıtay uygulamasında kural ihlali olarak değerlendirilmekte ve bu fiiller sonucunda meydana gelen ölümlü veya yaralamalı trafik kazalarında failin asli ya da tamamen kusurlu olduğu kabul edilmektedir.

Yine somut olayın özelliklerine göre kazaya sebebiyet veren bazı kural ihlallerinin de asli kusur kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Örneğin kimi durumlarda araçlar arasında herhangi bir fiziki temas bulunmamakla birlikte, trafikte seyreden diğer bir aracın seyir güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde kural ihlali yapan sürücünün de kusurlu olduğu kabul edilmektedir. Nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesinin konuya ilişkin bir kararında; sanığın aracı ile ölenin aracı arasında herhangi bir temas bulunmamasına rağmen, sanığın manevra kurallarına aykırı şekilde geriden gelen trafiği kontrol etmeksizin ve sinyal vermeksizin aniden sola manevra yapması sonucunda, ölen sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybederek kazaya sebebiyet verdiği olayda sanığın kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

Dolayısıyla tüm bu izah edilen ve ayrıntılarıyla değinilen hususlar ışığında, Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri kapsamında failin kusurunun değerlendirilmesi yapılmakta; ayrıca Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğince asli kusur sayılan diğer haller de dosya kapsamı ile birlikte bir bütün olarak değerlendirilerek failin kusuru belirlenmektedir. Öte yandan, fail ve ailesinin bu süreçte atması gereken en doğru adımın profesyonel bir hukuki destek almak olduğu da açıktır. Zira ölümlü trafik kazaları avukatı gibi son derece hassas ve teknik değerlendirmeler gerektiren dosyalarda, sürecin bir avukat eşliğinde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Nitekim söylenen fazladan bir cümle ya da söylenmeyen eksik bir ifade dahi failin hukuki durumunu doğrudan etkileyebilecek ve sürecin seyrini değiştirebilecek nitelikte olabilmektedir.

KAMUOYUNA DUYURU

Son günlerde Av. Mehmet Can BİLGİN ismi ve MCB Bilgin Avukatlık ve Danışmanlık Bürosu unvanı kullanılarak bazı vatandaşlara kısa mesaj (SMS) gönderildiği; mesaj içeriklerinde haklarında “uzlaştırma dosyası”, borç veya ödeme talebi bulunduğu belirtilerek iletişime geçmelerinin istendiği yönünde tarafımıza bildirimler ulaşmıştır. Belirtilen mesajların büromuzla herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Büromuz tarafından SMS yoluyla uzlaştırma dosyası bildirimi yapılmamakta, bu yöntemle borç, icra dosyası veya ödeme talebi iletilmemektedir. Bu nedenle, Av. Mehmet Can Bilgin ismi veya MCB Bilgin Avukatlık ve Danışmanlık Bürosu unvanı kullanılarak gönderilen bu içerikteki mesajlara itibar edilmemesi, herhangi bir ödeme yapılmaması ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması önemle rica olunur. Bu dolandırıcılık girişimleri hakkında sorumlulara yönelik gerekli hukuki ve cezai işlemler başlatılmış olup süreç tarafımızca takip edilmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

MCB Bilgin Avukatlık ve Danışmanlık Bürosu
Av. Mehmet Can Bilgin

Bu kapanacak 50 saniye