ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI BAĞLAMINDA TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇU ve CEZASI: Taksirle Öldürme Suçunda Temel Cezanın Belirlenmesi

TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇU CEZASI: ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI

Taksirle öldürme suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, “Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmüne yer verilmiştir. İkinci fıkrasında ise, “Fiilin birden fazla kişinin ölümüne veya bir ya da birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması hâlinde, fail iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” düzenlemesi bulunmaktadır.

Taksirle öldürme suçunun oluşabilmesi için failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir davranışta bulunarak ölüm neticesine sebebiyet vermiş olması gerekir. Bu suçtan söz edilebilmesi, taksirin tüm unsurlarının somut olayda birlikte bulunmasına bağlıdır. Bu kapsamda; failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucu ölüm neticesinin meydana gelmesi, öngörülebilir nitelikteki bu neticenin fail tarafından dikkatsizlik ve özensizlik nedeniyle öngörülememiş olması ve meydana gelen ölüm sonucu ile failin taksirli eylemi arasında uygun nedensellik bağının mevcut bulunması zorunludur.

TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇUNDA TEMEL CEZANIN BELİRLENMESİ

Taksirle öldürme ve taksirle yaralama suçlarında temel cezanın belirlenmesinde öncelikle failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı değerlendirilmelidir. Bunun yanı sıra, Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesinde yer alan “suçun işleniş biçimi”, “suçun işlendiği zaman ve yer”, “suç konusunun önem ve değeri” ile “meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı” şeklindeki ölçütlerin de dikkate alınması zorunludur. Ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun “Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi” başlıklı 3. maddesinde düzenlenen, işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı ceza ve güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin amir düzenleme gereğince, ceza adaletinin sağlanabilmesi için temel cezanın hakkaniyete uygun şekilde tayin edilmesi ve işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı bir yaptırım öngörülmesi gerekmektedir

Taksirle öldürme suçunda temel cezanın belirlenmesinde, somut olayın meydana geliş şekli, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı, yaralanan ve ölen kişi sayısı ile bu fiil nedeniyle ortaya çıkan zararın ağırlığı dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Bununla birlikte, hakimin benzer nitelikteki taksirli olaylar arasında ceza adaletinin sağlanabilmesi için uygulama birliği oluşturacak kararlar vermesi gerekir. Bu doğrultuda, benzer olaylarda ve benzer kusur oranlarına sahip failler hakkında belirlenen temel ceza miktarları arasında uyum ve denge bulunması önem taşır. Ayrıca, temel cezanın tayininde adalet ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde değerlendirme yapılmalı; benzer özellikler taşıyan olaylarda uygulanan ceza miktarları arasında makul olmayan oranda farklılıkların ortaya çıkmasının önüne geçilerek ceza adaletinin sağlanması amaçlanmalıdır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin yerleşik kabulüne göre, taksirle öldürme suçunda temel cezanın belirlenmesinde yalnızca failin kusur ağırlığı ve olayın oluş şekli değil, aynı zamanda failin suç sonrası davranışları da dikkate alınması gereken ölçütler arasında yer almaktadır. Bu çerçevede, failin suçtan doğan zararı giderme yönünde bir gayretinin bulunup bulunmadığı, ölenin yakınlarının şikayet durumu ve failin olay sonrası tutumu, temel cezanın tayini bakımından önem arz eden kriterler olarak değerlendirilmektedir. Failin suçtan kaynaklanan zararı giderme iradesi; olayın özellikleri, taksirle öldürme suçunun failinin ekonomik ve sosyal durumu ile ortaya çıkan zararın ağırlığı göz önünde bulundurularak değerlendirilmelidir. Failin sebebiyet verdiği ölüm neticesine ilişkin zararı gidermeye yönelik bir çaba gösterip göstermediği somut olayın koşullarına göre belirlenmelidir. Örneğin, olayın hemen akabinde ambulans çağırarak mağdurun vakit kaybetmeksizin hastaneye sevk edilmesini sağlayan, tedavi sürecinde gerekli maddi ve manevi desteği sunan, ölen kişinin yakınları ile ilgilenen ve onlara maddi-manevi yardımda bulunan failin suç sonrası bu olumlu davranışları, temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabilecek hususlar arasındadır

TAKSİRLE BİR KİŞİNİN ÖLÜMÜNE SEBEBİYET VERME: ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI BAĞLAMINDA TEMEL CEZANIN BELİRLENMESİ

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, taksirle bir insanın ölümüne sebebiyet verilmesinin yaptırımı iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası olarak öngörülmüştür. Taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet verilmesi suçunda, failin kusurunun belirlenmesinin ardından; kusurun ağırlığı, olayın meydana geliş şekli ve ortaya çıkan zararın niteliği dikkate alınarak temel ceza miktarının tayin edilmesi gerekmektedir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre, taksirle bir kişinin ölümüne asli veya ağırlıklı kusuru ile sebebiyet veren fail hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak (örneğin en az üç yıl veya dört yıl şeklinde) belirlenmesi gerekmektedir. Failin tamamen kusurlu olduğunun tespiti hâlinde ise, olayın meydana geliş şekli ve zararın ağırlığı dikkate alınarak temel cezanın üst sınıra yaklaşacak şekilde veya üst sınıra yakın bir düzeyde tayin edilmesi hakkaniyete uygun olacaktır. Nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin de, olayın meydana gelmesine tamamen kusurlu davranışıyla sebebiyet veren fail yönünden temel cezanın her durumda mutlak surette üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine ilişkin bir kabulü bulunmamaktadır.

Taksirle öldürme suçunun failinin tali kusurlu olması halinde, meydana gelen zararın ağırlığı da göz önünde bulundurularak temel cezanın alt sınırdan veya alt sınıra yakın bir seviyede belirlenmesi Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları arasındadır. Nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin bir kararında, asli kusurlu olarak gerçekleştirdiği trafik kazası sonucu aracında bulunan bir kişinin ölümüne sebebiyet veren sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası şeklinde tayin edilen temel ceza miktarı, sanığın kusurunun ağırlığı dikkate alınarak yetersiz bulunmuştur. Yine Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin başka bir kararında, sanığın asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu bir kişinin hayatını kaybettiği olayda 2 yıl 3 ay hapis cezası olarak belirlenen temel ceza miktarı, kusurun ağırlığı karşısında yetersiz görülmüştür.

Ölüm Trafik Kazası - Mahkeme Kararları

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi 14.06.2017 Tarihli 2017/1439 Karar

Olay günü sanık K4 ‘nin sevk ve idaresindeki N2 plakalı araç ile A5 Mahallesinden A1 Mevkiine doğru seyir halinde iken şerit ihlali yapması nedeniyle karşı istikametten gelen K5 yönetimindeki N1 plakalı motosiklete çarpması sonucu K5 ‘ın vefat ettiği, motosikletin arkasında yolcu olarak bulunan K2 ‘nin ise vücudunda kırık meydana gelecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike geçerecek şekilde yaralandığı tüm dosya kapsamına göre sabit olduğundan sanığın TCK’nun 85/2, 53, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Her ne kadar sanık savunmasında kazada kusurunun bulunmadığını savunmuş ise de, katılan K2 ‘nin beyanı, trafik kazası tespit tutanağı, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporu, ölüm muayene ve otopsi tutanağı, katılan K2 ‘nin doktor raporu, tanık K6 ‘nin ifadesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik herhangi bir delille desteklenmeyen savunmasına Dairemizce itibar edilmemiş, olay tarihinde sanık K4 ‘nin sevk ve idaresindeki N2 plakalı otomobil ile A2 – A3 mevkinde seyir halindeyken maktul K5 ‘ın yönetimindeki N1 plakalı motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada K5 ‘ın öldüğü, katılan K2 ‘nin ise, BTM ile giderilemeyecek, kemik kırığı olacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, ölü muayene ve otopsi tutanağında; maktulün kesin ölüm sebebinin geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı genel vücut ve kafa travmasına bağlı olduğu tespit edilerek ölüm olayı ile trafik kazası arasında illiyet bağının kurulduğu, olay sonrası tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağından kazanın, meskun mahalde, aydınlatmanın olmadığı, 7 metre genişliğinde, asfalt kaplama, düz, eğimsiz, iki yönlü yolda, yağmurlu havada, ıslak zeminde, gece meydana geldiği, motosiklet sürücüsü K5 ‘ın sürücü belgesi ve kaskı olmadığı, çarpışma noktasının motosikletin seyrine göre yolun sağında yol kenarına 1.40 metre mesafede tespit edildiği, sonuç olarak maktul sürücü K5 ‘ın alt düzeyde tali kusurlu olduğu, sanık K4 ‘in de yönetimindeki otomobil ile meskun mahalde, yağmurlu havada, iki yönlü yolda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, hızını ve sürüşünü hava ve zemin şartlarına göre ayarlamayıp, kendi şeridini takiben seyretmeye özen göstermeyerek, sevk ve idare hatasıyla şerit ihlali yapması ve karşı istikametten gelmekte olan maktul sürücü K5 yönetimindeki motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu Dairemizce kabul edilmiş, sanığın asli kusurlu olarak taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yarlanmasına neden olduğu anlaşıldığından TCK’nun 85/2 maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmış, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiğinden alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza belirlenmiş, her ne kadar Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın eylemi bilinçli taksirle işlediği kanaatine varılarak sanık hakkında TCK ‘nun 22/3 maddesi uygulanmış ise de; alkolsüz olan, normal hızda seyreden sanığın, sollama yasağı olmayan 2 yönlü yolda karşı şeride geçerek ölenin idaresindeki motosiklete çarpması şeklinde meydana gelen olayda bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından sanık hakkında TCK’nun 22/3 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Sanık K4 ‘nin sabit olan eylemine uyan taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan TCK.nun 85/2 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak takdiren ve teşdiden 3 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA , 


2-Alkolsüz olan, normal hızda seyreden sanığın, sollama yasağı olmayan 2 yönlü yolda karşı şeride geçerek ölenin idaresindeki motosiklete çarpması şeklinde meydana gelen olayda bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı anlaşıldığındansanık hakkında TCK’nun 22/3 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına 


3-Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanığın cezasından takdiren TCK.nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA , 


4-Kararın infazından itibaren işlenmeye başlamak üzere sanığa ait Adana ilinden verilme 21/11/2013 tarihli 100790 ehliyet nolu A2 sınıfı sürücü belgesinin TCK’nın 53/6. maddesi gereğince takdiren 1 YIL SÜRE İLE GERİ ALINMASINA, 


5-Sanığa verilen hapis cezasının süresi itibariyle yasal olarak uygulanma imkanı bulunmadığından sanık hakkında TCK.nun 51. maddesinin ve CMK.nun 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi 15.01.2020 Tarihli 2020/101 Karar

Yukarıda açıklandığı ve kabul edildiği şekilde; sanık K6 ‘ın üzerine atılı taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan TCK’nın 85/1 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu ve meydana gelen sonucun ağırlığı – sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olması – nazara alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiş, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanığın cezasından takdiren TCK’nın 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmış, sanığa verilen hapis cezasının süresi itibariyle yasal olarak uygulanma imkanı bulunmadığından sanık hakkında TCK’nın 51. maddesinin ve CMK’nın 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş, suçun işleniş biçimi, sonucunun ağırlığı, suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın olaydaki kusur durumu, sanığın aynı suçtan tekerrüre esas teşkil eden mahkumiyetinin bulunması, zararın icra yoluyla karşılanmış olması, cezanın caydırıcılık özelliği nazara alınarak sanık hakkında TCK’nın 50/4 ve 50/1-a maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmiş, sanığın adli sicil kaydında yer alan Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ……. tarih ve ………. Esas, 2010/…… Karar sayılı ilamı ile taksirle ölüme neden olma suçundan 3 yıl denetim süresi belirlenerek erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hükmün 03/05/2013 tarihinde kesinleştiği ve tekerrüre esas teşkil ettiği anlaşıldığından TCK’nın 58. maddesi gereğince sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, sanığın olaydaki kusur durumu, suçun işlenmesindeki özellikler ve tüm dosya kapsamı gözetilerek sanığın sürücü belgesinin TCK’nın 53/6 maddesi gereğince geri alınmasına karar verilmiş, sanığın gözaltında kaldığı sürenin TCK’nın 63/1 maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verilerek oy birliği ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulması yoluna gidilmiştir

1- Sanık K6 ‘ın sabit olan eylemine uyan taksirle ölüme neden olma suçundan TCK’nın 85/1 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu ve meydana gelen sonucun ağırlığı- sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olması – nazara alınarak takdiren ve teşdiden 3 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA , 


2- Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanığın cezasından takdiren TCK’nın 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 2 YIL 11 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi 19.06.2019 Tarihli 2019/1568 Karar

Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında ; Her ne kadar ilk derece mahkemesince sanığın taksirle ölüme neden olma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, mahkumiyet hükmünde sanık hakkında yasal şartlar oluşmadığından bahisle kanunda yer almayan gerekçe ile TCK’nin 50/4.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, esasında sanığın bu celsede gösterdiği pişmanlık dikkate alındığında TCK’nin 50/4.maddesinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla ; İlk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmünün yukarıda izah edilen gerekçe ile kaldırılarak sanığın taksirle ölüme neden olma suçundan yukarıda izah edilen gerekçe dikkate alınarak eylemine uyan TCK’nin 85/1, 50/4, 53/6, 63/1.maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep etmiştir.

16.01.2018 günü saat 15:40 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki N2 plakalı otomobil ile Turgut Özal Bulvarını takiben Aksa Gaz Kavşağı istikametinden İller Bankası Kavşağı istikametine seyri sırasında geldiği olay yerinde seyrine göre yolun sağından soluna okul geçidi mahallinden karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya K1 ‘e çarpması sonucu, K1 ‘ün hayatını kaybettiği, kazanın meydana gelmesinde sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde gündüz vakti seyri sırasında geldiği olay yeri okul geçidi mahallinde her an durabilecek şekilde seyretmemek ve okul geçidi mahallinde seyrine göre yolun sağından soluna karşıdan karşıya geçmek isteyen ve yol ortalarına kadar gelmiş bulunan yayaya ilk geçiş hakkını bırakmamak suretiyle dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli derecede kusurlu olduğu,müteveffa K1 ‘ün ise kural ihlali bulunmadığından kusursuz olduğu ve maddi olayın bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır.

1- Sanığın, taksirle bir kişiyi öldürme şeklinde sübut bulan eylemine uyan TCK’nin 85/1. maddesi gereğince, suçun işlenmesindeki özellikler ve sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 3 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 


2- Sanığın sabıkasız kişiliği ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkiler de göz önüne alınarak verilen cezadan TCK’nin 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 2 YIL 11 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 


3- Sanığa verilen hapis cezasının, sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sırasında duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre TCK’NİN nun 50/1-a ve 52/3. maddesi uyarınca 1060 GÜN ADLİ PARA CEZASINA ÇEVRİLMESİNE



KAMUOYUNA DUYURU

Son günlerde Av. Mehmet Can BİLGİN ismi ve MCB Bilgin Avukatlık ve Danışmanlık Bürosu unvanı kullanılarak bazı vatandaşlara kısa mesaj (SMS) gönderildiği; mesaj içeriklerinde haklarında “uzlaştırma dosyası”, borç veya ödeme talebi bulunduğu belirtilerek iletişime geçmelerinin istendiği yönünde tarafımıza bildirimler ulaşmıştır. Belirtilen mesajların büromuzla herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Büromuz tarafından SMS yoluyla uzlaştırma dosyası bildirimi yapılmamakta, bu yöntemle borç, icra dosyası veya ödeme talebi iletilmemektedir. Bu nedenle, Av. Mehmet Can Bilgin ismi veya MCB Bilgin Avukatlık ve Danışmanlık Bürosu unvanı kullanılarak gönderilen bu içerikteki mesajlara itibar edilmemesi, herhangi bir ödeme yapılmaması ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması önemle rica olunur. Bu dolandırıcılık girişimleri hakkında sorumlulara yönelik gerekli hukuki ve cezai işlemler başlatılmış olup süreç tarafımızca takip edilmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

MCB Bilgin Avukatlık ve Danışmanlık Bürosu
Av. Mehmet Can Bilgin

Bu kapanacak 50 saniye