Yargı hizmetlerinin etkinliğinin artırılmasına yönelik düzenlemeler içeren 8. Yargı Paketi, TBMM Başkanlığına sunuldu.
Kamuoyunda 8. Yargı Paketi olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunuldu.
Bugün TBMM Başkanlığına sunulan “Yargı hizmetlerinin etkinliğinin artırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi” Hak arama hürriyetinin genişletilmesi, Suçla etkin mücadelenin sağlanması, Yargılamanın hızlandırılması ve Kişisel verilerin etkili bir şekilde korunmasını amaçlayan önemli düzenlemeler içermektedir.
Yargı hizmetlerine erişimin etkin bir şekilde sağlanması, hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin kabul gördüğü toplumların temel hedefleri arasında yer almaktadır. Zaman içinde sürekli yeni boyut kazanan yargı hizmetlerine erişim, bu hizmetlerin kalitesinin artırılmasın ve etkin bir şekilde verilmesini de kapsamaktadır. Ülkenin gelişen ve değişen şartları nazara alınarak uygulamada yaşanan sorunların giderilmesi ve hak kayıplarının önlenmesi amacıyla, yargı hizmetlerinin daha nitelikli sunumu için düzenleme yapılması ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda Teklifle, önemli değişiklikler yapılmakta ve yenilikler getirilmektedir
Teklifle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile bazı kanunlarda düzenleme yapılarak kanun yolları bakımından “gün” olarak belirlenen sürelerin “hafta” ve “ay” şeklinde değiştirilmesi öngörülmektedir. Böylelikle ceza muhakemesi hukukundaki süreler ile medeni usul hukukundaki süreler arasında uyum sağlanmakta ve hak arama yollarının kullanılmasında kişilerin olası hak kayıplarının önlenmesi hedeflenmektedir.
Ayrıca, hak arama hürriyetinin daha etkin kullanılmasını, hukuki güvenliğin güçlendirilmesi ve hak kayıplarının önlenmesi amacıyla kanun yollarına ilişkin başvuru sürelerinin, hükmün tefhimi yerine gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlamasına yönelik düzenlemeler yapılmaktadır.
Kanun teklifiyle;
- Hapis cezasının infazı re’sen vasi atama sebebi olmaktan çıkarılarak, hükümlünün istemesi halinde vasi atanması sağlanıyor, ancak 5 yıldan fazla hapis cezası bulunan hükümlü hakkında Sulh Hukuk Mahkemesi gerek gördüğü takdirde vasi ataması imkanı getiriliyor.
- Ceza Muhakemesi Kanunu’nda değişiklik yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilmesine imkan tanınarak adil yargılanma hakkı bakımından etkili bir kanun yolu getiriliyor.
- Adli para cezalarının alt ve üst sınırları artırılarak; alt sınır 20 TL’den 100 TL’ye, üst sınır 100 TL’den 500 TL’ye, ön ödeme miktarının hesabında bir gün karşılığı 30 TL’den 100 TL’ye çıkarılarak suçla daha etkin mücadele ve caydırıcılık amaçlanıyor.
- Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme fiili, müstakil bir suç olarak kabul edilerek Anayasa Mahkemesi iptal gerekçesi doğrultusunda suçun kanunilik unsuru karşılanmak suretiyle ülkemizin terörle mücadelesinin aynı kararlılıkla devamı sağlanıyor.
- Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde uygulanan bazı soruşturma ve kovuşturma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin, Ağır Ceza Mahkemeleri yerine Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonuna yapılması sağlanarak bu konudaki taleplerin hızlı ve etkin sonuçlandırılması amaçlanıyor.
- Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasına dayanan tazminat taleplerinin Anayasa Mahkemesi yerine Adalet Bakanlığı bünyesinde bulunan Tazminat Komisyonuna yapılması sağlanarak taleplerin hızlı ve etkin sonuçlandırılması amaçlanıyor.
- Kanun yollarına başvuruda farklı süreler ve tefhim-tebliğ ayrımı kaldırılarak, tüm sürelerin ‘tebliğden itibaren 2 hafta’ olarak belirlenmesi sayesinde yeknesaklık sağlanıyor ve böylelikle hak kayıplarının önüne geçiliyor.
- Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları ile kişisel verilerin yurt dışına aktarılması belirli güvencelere bağlanarak, Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü’ne uyum sağlanıyor. Böylece kişisel verilerin daha etkili korunması amaçlanıyor.